Gülhasan ve Keman



bir eski zaman sarkışıydı Gülhasan
uçurumlara kök salan bir dişbudağın
en çetin dalından oydu kemanını
yabanıl bir atın kuyruğundan yarattı yayını
dillensin diye o eski zamanların yitip giden şarkısı

güneşin doğduğu ve battığı iki yöne kurulan
iki dağ gölgesinin buluştuğu yerde
biraz şafağa biraz akşam alacasına benzerdi Gülhasan
geçip gitti bir ömre yakışan has bir kederin
yüze vuran gölgesi gibi sessiz, lekesiz

keman ise kaldı bir zaman
terk edilmiş evin tavan arasında
komşu evleri saragelen bir köy yangınına
kattı kendini avuçtan kayan kül gibi

güneşin doğduğu ve battığı iki yöne kurulan
iki dağın yüreğine akan suların ezgisi kaldı
o yitik şarkıdan geriye
 
 
                
  
  Emirali Yağan